Ana içeriğe atla

VETERİNER HEKİMLİĞE DAİR BİRKAÇ CÜMLE

Geçmişi insanlık tarihine uzanan bir yol tababet. İnsanoğlu Dünyada var olduğu günden bugüne tıp bilimiyle ilgilenmiştir. Yaralanmalar ve hastalıklar ile mücadele yöntemlerini araştırmıştır. Bu süreçte hayvanlar beslenme, nakliye ve ulaşım aracı olarak kullanılmıştır. Hayvan hastalıklarının tedavi yöntemlerini ve bu hastalıkların önleme yollarını araştırmaya çalışmışlardır. Veteriner tıp alanında bilinen en eski kayıtlar Kahun’un mısır papiruslarında (M.Ö.1900) ve eski Hindistan’da bulunmuştur. Bugünkü Veteriner Hekimlik uygulamalarının geçmişi 18.yüzyıla dayanmaktadır.
Veteriner hekim, hayvan hastalıklarının tedavisi, bulaşıcı hayvan hastalıklarının önlenmesinin yanı sıra zoonoz karakterli hayvan hastalıkları ile mücadele ederek insan sağlığının korunması için çabalamaktadır. Ayrıca hayvansal kökenli gıdaların kontrolü gibi temel ama çok kapsamlı görevler üstlenmektedir. Günümüzde hayvan sağlığının korunması tek sağlık konsepti ile birlikte ele alınmaktadır. İnsan sağlığının korunması ancak zoonoz karakterli hayvan hastalıklarının kontrolü ile olacağı aşikârdır. Günümüzde sıkça karşılaştığımız Kuş gribi, Kuduz, Brucella…vb. zoonoz hastalıklar sıklıkla gündemimizi meşgul etmektedir. Özellikle Covid-19 pandemisinden sonraki süreçte birçok ülke Veteriner Hekimlik teşkilatını ve bilimsel araştırma yapma kapasitesine artırmaya çalışmaktadır. Bunun sebebi hastalık etkeni olan virüsün yarasalardan insanlara bulaştığının açıklanmasıydı. 
Ülkemizde 1842 yılında Mektebi Baytariye ile Veteriner hekimlik eğitimi başlamıştır. Bu süreçte Milli şairimiz Mehmet Akif ERSOY, Ord. Prof. Dr. Tuğgeneral Süreyya Tahsin AYGÜN, nam-ı değer tarhana Osman(Doç. Dr. Osman Nuri KOÇTÜRK) gibi değerler yetişmiştir.  Veteriner Hekimler Tarım ve Orman Bakanlığı çatısı altında 81 ilimizde bulunan 911 ilçede dağ, bayır, kar, kış demeden hizmet vermekte. Gerek kamuda ve serbest çalışan veteriner hekimler ülkemiz hayvan ve insan sağlığını korumak için büyük mücadele vermektedirler. Bu anlamda Veteriner Hekimler tüm insanlara koruyucu ve önleyici hekimlik anlamında hizmet vermektedir. Bu hizmeti birebir vatandaşın ayağına giderek yaptığı için sahada en aktif çalışan meslek gurubudur.
Veteriner hekimlik mesleği icrası zor bir meslek gurubudur. Kimi zaman 5kg bir kuzu hastanız olur, kimi zaman 1 tonun üstünde bir boğa, bazen uysal bir kedi bazen kızgın bir köpek olur hastanız. Kimi zaman tekme yersiniz, kimi zaman ısırılır. Ama şiddete uğradık demezsiniz çünkü onlar bize Allah’ın emaneti dilsiz kullarıdır. Kimi zaman zoonoz hastalıklardan kaybederiz Veteriner Hekimlerimizi kimi zaman gece saat 3’te doğuma yetişmeye çalışırken trafik kazalarında. Çok gündeme gelmez bu olaylar çünkü dünya dönüyordur ve bekleyen birçok hasta ve yapılması gereken çok fazla iş vardır. Velhasıl yorucu ve zor bir meslektir bizimki. Sürekli aldığınızın birkaç mislini verirsiniz. Ancak şunu da söylemek lazım tedavi ettiğiniz hastanın iyileşip ayağa kalktığını görmenin mutluluğunun karşılığını ölçecek hiçbir değer birimi yoktur. Bir daha doğsam yine Veteriner Hekim olmak isterdim. Bu zorlu şartlarda çalışırken yaşamını yitiren meslektaşlarıma rahmet diliyorum. Halen çalışmakta olan meslektaşlarımın Allah yardımcısı olsun.<div>Mehmet HÜSEYİNOĞLU&nbsp;</div>

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SAĞLIKLI BİR DÜNYA İÇİN İNEKLER Mİ, İNSANLAR MI, AZALTILMALI?

              Dünya nüfusu 8 milyarı geçti . Nüfusu hızla artan insanoğlu kendine yeni yaşam alanları açmak için yoğun bir çaba içerisine girdi. Yeni yaşam alanının yanında hızla artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak için bir yandan birim alandan daha fazla ürün elde etmeye çalışırken diğer yandan yeni tarım alanları açma çalışmalarını sürdürmektedir. Artan insan nüfusu gelişen teknoloji, ulaşım araçları enerji ihtiyacını artırmış ve bizleri daha fazla fosil yakıt kullanımına itmiştir. Günümüzde insanoğlunun yaşam tarzı dünyanın Karbon dengesini bozmuş ve küresel ısınma dolayısıyla büyük bir iklim krizi ile baş başa bırakmıştır.             Seller, orman yangınları, kuraklık insanları zor durumlarda bırakmaya devam etmektedir. Başta gıda üretimi kaynaklı olmak üzere gelecekte bizi zor günlerin beklediği aşikârdır. Tam da bu nokta devletler bu olaya karşı çözüm a...

İNSANLAR VE İNSANSILAR

       Bilim ve teknoloji XXI. Yüzyılda hızlı bir şekilde ilerledi. İnsanoğlu az emekle çok kazanma, zamandan tasarruf etmek ve daha fazla kazanmak için verdiği yoğun çabalar sonucunda otomasyon sistemleri gelişmeye başladı.          Bununla birlikte bilgiye hızlı ulaşma isteği bilgisayar ve internet altyapısının hızlı gelişimi bizleri yapay zekâ ile tanıştırdı. Arttık bizim yerimize çalışan robotların yanında bizim yerimize düşünen yapay zekâ larımızda var. Sorulması gereken asıl soru şu; bu işin sonu nereye varacak?.           Geçmiş tecrübelerimiz insanoğlunun bilimsel gelişmeleri etik kurallara göre kullanma konusunda iyi sınavlar vermediği gerçeğidir. 1945'in sonuna kadar Hiroşima'da atom bombası saldırısından dolayı yaklaşık 140.000, Nagazaki'de ise 80.000 kişi hayatını kaybetmiştir. [ 1 ]   Bu insanoğlunun verdiği en kötü sınavlardan biri olarak tarihe geçmiştir....

OKU (İKRA)

  OKU (İKRA) İnsanlık tarihine yön veren en çarpıcı emirlerden biri tek bir kelimeyle başlar: Oku. Kur'an-ı Kerim ’in indirilen ilk ayetleri, Alak Suresi ’nin ilk beş ayetidir ve bu ilahi hitap, insanı doğrudan bilgiyle buluşturur: “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” Bu emir, yalnızca satırları gözle takip etmek değildir. Bu emir; kâinatı okumaktır, insanı anlamaktır, yaratılışı çözmeye çalışmaktır. Ve en önemlisi, tüm bunları bir anlam çerçevesine oturtmaktır. İlk vahiy, Hira Mağarası’nda, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) , Cebrail (a.s.) aracılığıyla indirildi. Bu an, yalnızca bir peygamberin hayatını değil, insanlık düşüncesinin yönünü değiştiren bir başlangıçtı. Alak Suresi’nin ilk ayetleri şöyle seslenir: Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir alaktan yarattı. Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, kalemle yazmayı öğretendir. İnsana bilmediğini öğretendir. Bu ayetler, adeta bir kapıyı aralar. Bilgiye, öğrenmeye, araştırmaya ve üret...